12 Şubat 2012 Pazar

Kocaman Hatalar Tekrar Başladı!



Şu fotoğraf aslında Fenerbahçe'nin teknik direktörü Aykut Kocaman'ın içinde bulunduğu halet-i ruhiyeyi anlatıyor. Kafası sanırım futboldan çok uzakta Aykut hocanın. Böyle olması da gayet normal. 2 gün sonra Fenerbahçe tarihinin en önemli mahkemesi başlayacak. 3 Temmuz'dan beri tutuklu yöneticileri hakim karşısına çıkacak. Şimdi bu şekilde Aykut hocanın takıma konsantre olması zor gözüküyor ama, yinede hangi şeyle meşgul olursa olsun, kimsenin yapmayacağı hataları yapıyor.

Hemen başlayalım o hataları saymaya. Caner Erkin. Artık adını duymak bile tüylerimi diken diken etmeyi başarıyor. Üstelik sol bek mi sol açık mı oynadığı belli olmayan, aslında ne yaptığı belli olmayan Caner'i sağ açıkta oynatıyorsunuz. Kadronuzda Dia gibi bir sağ açık varken hemde. Nedir suçu bilmiyorum ama az önce biten Karabük maçında da gördük ki adam hareket getiriyor takıma. İlk başlarda sayıyordum Caner'in top kayıplarını. İlk 6 dakikada 5 defa top kaybı yaptı Caner. Maç içerisinde olumlu bir hareketi var mı, inanın hatırlamıyorum. Top ezmekten, takımı gereksiz çalımlarıyla yavaşlatmaktan başka hiçbir şey yapmıyor Caner. Hatta Caner'i oynatmak için Selçuk yedek kalıyor, Mehmet Topuz-Baroni orta sahası ile maça çıkıyorsunuz. Tamam bende Mehmet'in orta sahada daha başarılı olacağını düşünüyorum ama Emre Belezoğlu ile birlikte. Takımın başına geldiği tarihten bu yana bu ikiliyi hiç yan yana oynatmadı. Belki 10 dakika-15 dakika oynatmıştır. Selçuk ve Baroni ise sürekli olarak birlikte oynadı geçtiğimiz sezon. Emre'nin sakatlıklarında hep bu ikili vardı göbekte. Yine aynı şekilde çıkabilirdi bugün sahaya. Fakat Mehmet Topuz'u ortada oynattı Caner'i oynatabilmek için. Bu aslında sadece bölgesel gibi dursa da, aslında bütün alanları etkiledi Fenerbahçe'nin atak yaptığı. Gökhan Gönül'ün eksikliğinde sağ açık Caner-Orhan birlikteliğinde öyle bir durdu ki, Karabük orayı savunmak için ekstra bir efor sarf etmedi. Hatta sol kanatlarına yardım bile götürmediler. Emre olmayınca, Mehmet ve Baroni oyun kuramayınca, bütün dikkatler Alex ve Stoch üzerine çevrildi haliyle.

İlk yarı ne Stoch, ne Alex etkili olabildi. Daha sonra Caner ve Stoch yer değiştirdi. Bu sırada Stoch'un hatası Karabük'ün ilk golünü, ardından Serdar ve Alex'in birlikte yaptıkları hata zinciri sonucunda ikinci golü son saniyede yedi Fenerbahçe. Burada işin komik tarafı, Birol'u takip etmesi gereken Baroni veya Mehmet ceza alanı içerisine Alex'ten bile sonra girdi.

İkinci yarının başında Ziegler'in yerine Dia'yı alıp, Caner'i sol beke kaydıracağını, 60. dakikalarda Caner-Özgür, skor değişmezse Henri-Baroni değişiklikleri yapar diye düşünüyordum Aykut hoca. 65. dakikaya kadar kılını kıpırdatmadı. Sonra maç içerisindeki tek mantıklı kararını uygulayarak Dia'yı Ziegler'in yerine sahaya sürdü. Biraz hareket gelince takıma frikikten gelen bir gol, ardından kaçan bir penaltı ve maçın sonuna kadar 3-4 gol fırsatı yakaladı Fenerbahçe. Şimdi soruyorum ben size, bunun olacağını Bülent Korkmaz bile biliyordu. Yani Dia'nın maçın anahtarı olacağını herkes biliyordu. Aykut Kocaman neden bekledi 20 dakika? Dia daha erken girse dönecekti bu maç.

Sonra Aykut Kocaman Stoch'u çıkardı oyundan. Tam rakip çözülmek üzereyken, Henri girdi oyuna Stoch'un yerine. Tam Stoch etkili olmaya başlamışken. Sonra Orhan Şam-Selçuk değişikliği yaptı ki evlere şenlik. Baroni-Yobo-Serdar ile savunmayı üçleyip Caner'i sol açığa, Dia'yı sağ açığa çekip Henri-Sow-Alex forveti dizse, yine mantıklı olabilirdi bu değişiklik. Ama Aykut hoca Mehmet'i sağ beke kaydırdı.

Geçen senede en çok eleştirdiğim yönüydü bu Aykut Hocanın. Rakip ve durum ne olursa olsun, oyun içi taktiğini hiç değiştirmiyor. Geçen sene Niang'da sağ açık oynuyordu hatırlarsanız. Bu sene Bienvenu hem sağ, hem sol oynadı mesela. Bu sadece dizilişini bozmamak amacıyla yaptığı hamleler. Hem golcü alayım, hem dizilişim bozulmasın durumu.

Takımı mental ve taktiksel olarak taşıyamıyor artık Aykut hoca. Evet, çok yoruldu bu süreçte, biz taraftarlar olarak her zaman o'na destek vermeye hazırız ama, bu hatalarda can yakıyor Hocam. Şu Caner inadın sana sadece ligin ikinci yarısı 12 puan kaybettirdi Aykut hocam. Bak Caner'in 11 başladığı her maç puan kaybı yaşamışsın.

Hem Stoch konusunda da aynı şeyleri söylemiştik. Dia içinde geçerli onlar. Stoch-Alex-Dia ve önlerinde Sow, bu ligde durdurulamayacak bir potansiyel. İçimizden yetişen Özgür tekrar takıma katıldı. Bak Ziegler'de formsuz, oynat o'nu. En azından bir yabancı hakkın hücum hattı için sende kalır. Ama şu Caner ve Özer inadından vazgeç hocam.

Rıdvan Dilmen'in açıklamaları da aslında bu sürece ışık tuttu benim için. O yüzden ağır bir eleştiri yapamıyorum hocaya. Neydi bu açıklamalar? Rıdvan ve Mehmet Ali Aydınların görüşmesinde, Aykut hoca sonradan çağrılıyor ve bu sezon kesinlikle puan silme cezasının uygulanacağını öğreniyor Aykut hoca. En az 24 puanı silinecek Fenerbahçe'nin. Zaten bu durumda ne Avrupa kupası, nede playoff yarışının içerisinde olacak takım. Bu durum Aykut hocanın motivasyonunun düşmesini sağlamış olabilir. Sow transferi bu sezon için değil, önümüzdeki sezon için yapılmış olabilir. Bu süreç sonunda Fenerbahçe küme düşmeyecek bu 2+2=4 kadar kesin bir durum. Hatta hiç ceza almadan kurtulması bile senaryolar arasında. Fakat bunlar Fenerbahçe gibi bir camianın bu kadar kötü futbol oynaması için bir sebep değil.

Bakın bundan da adım gibi eminim. Önümüzdeki hafta Caner yerine Dia, Ziegler yerine Özgür oynayacak takımda. Fenerbahçe hanımların izleyeceği maçta güzel bir galibiyet alacak. Ama tren kaçıyor hocam. Dikkat etmek lazım.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder